“Su… O ki toprağın can damarı; yeryüzünü yıkayan,
saydam yağmurla gelen, ak gelinlik gibi karla inen şifa,
hayatın olmazsa olmazı.”
“Karanlıkta su sesi doluyordu kulaklarına, kırış kırış olmuş derisinin altında, damarlarında geziniyordu sanki derenin kolları. Çilelerle dolu göç yolunun bir bağışıydı bu ses; kuşkularla, korkularla geçen zamanın acısını azaltmak istercesine, her biten günün ardından doğan güneşin cömertliğini sunuyordu. Bu kutlu ses, koskoca dünyada kum taneci ...