Geldim, buraya kadar işte. İplikleri uç uca ekleyerek, ekmek kırıntılarını izleyerek, sis bulutlarının içinden geçerek, karanlık sokakları adımlayarak geldim.
Mühendis, çıkış kapısını biliyor!
Kuru götlü Arnavut, sen yine de beğenme beni.
Mühendis, çıkış kapısını biliyor!
Mühendis, sahne alıyor!
“Son hareket şık olmalı!”
Söndürün bütün ışıkları! Bundan sonra yalnızca çeliğin parıltısı! O yeter, hepimize yeter!
Renklerden renklere, ipliklerden i ...