Yirminci yüzyılın Gerçekçi sanatı, ortak bir üslup kaygısı veya manifestolarla değil, çeşitliliğiyle dikkat çeker. Bu çeşitliliğin içerisindeki ortak nokta, modern dünyaya ve geriye kalan her şeye olduğu gibi bağlı kalmaktır. James Malpas, Gerçekçilik kitabında, bu zengin sanat üslubunu on dokuzuncu yüzyıl Fransa’sından, Gustave Courbet’nin çalışmalarından başlayıp Georg Grosz'un Weimar Almanya'sındaki kentsel yaşamı gözlemlediği çalışmalarına, Amerika'da Edward Hopper ve Grant Wood'un resimleri ...