İnsan aradalık(lar)da yaşar. Zira uzay-ve-zaman koordinatında, –duruşu ve devinimiyle– ân’lar ve hâller arasında hep bir geçiş hâlindedir. Her varlık için, özellikle canlı varlıklar için kurgulanabilir olan ‘aradalık’ hâli, insan için kendinin ve zamanın derin farkındalığında yakıcı önemdedir; zira ‘insan-aradalığı’ doğa tarafından doldurulmaz. Tek ‘gerçek zaman’ olarak geleceği, boşlukta –tüm uzay ve zaman bileşenleriyle– yeniden kurgulayan insan, o alana -geleceğe– asla geçemeyecek, aradalığın ...